Anne Frank’ın Hatıra Defteri Prova Notları
Anne Frank’ın Hatıra Defteri Prova Notları

İlk okuma provasını gerçekleştirdik.

Provada; Nevzat, Müge, Beyza, Ezgi, Selver, Aybike, Mustafa, Gizem, Derya ve Sena hazır bulundu.

Oyunun ilk okuması yapıldı. Okuma provası sonrası, metin üzerinden ve metine ilişkin olarak insan olmak, birey olmak, sorumluluk bilinci nedir soruları üzerine duruldu. Müge oyuna dair geniş bir sunum gerçekleştirdi.

Ekip, oyundaki figürler ve karakter üzerine sorular ile fikir alışverişinde bulundu.

Oyun bölümlere ayrılarak bölümlerin konusu, genel hatları konuşuldu ve temel alacağımız içerik başlıkları belirlendi.

Kostüm, makyaj ve müzik üzerine görüşler paylaşıldı.

Beyza Hopa’dan çay getirmişti demledik ve zevkle içtik 🙂

Prova öncesi dekor düzeni ile ilgili denemeler yapıldı. Ekip enerjisini birleştiren doğaçlama çalışmalardan sonra masa başında oyun metni okunmaya devam edildi.

Rollerin dağıtılmasıyla  beraber oyuncular rolleri ile ilgili soruları ve anlaşılanları dile getirdi. Metnin duygusu bölüm bölüm olarak  bugün de konuşuldu.

Ağustos ayı prova takvimi gün ve saat olarak hep birlikte kararlaştırıldı.

Dionysos ruhu adına şarapla başlangıç yapmak istedik.

Provada; Nevzat, Müge, Beyza, Ezgi, Selver, Aybike, Mustafa, Gizem, Derya, Aydan, Diren ve Sena hazır bulundu.

Ekip bugün de doğaçlama çalışmalarla başladı ve sonrasında metin okumasına devam edildi. Alt metne dair akılda kalan sorular tekrardan konuşuldu. Roller belirlendiği için rol ile ilgili bazı kısımlardaki sorular dile getirildi. Tonlamalar üzerine çalışıldı.

Prova arasında Selver arkadaşın getirdiği kete, hopa çayı ile birlikte yenildi. Tekrar ikinci kez metin okuması yapıldı, bugün masa başı çalışmasının son günüydü.

Müzikleri yapacak Cem Yarkın ekiple tanıştı okuma provasına katıldı.

Rol dağılımı şöyle gerçekleşti: Balaam (Nevzat Süs) Bael (Aydan Cömert) Ateş (Aybike Turan) Duman (Mustafa Dincir) Kül (Selver Çavuş) 1. Yaşlı Yarı Dünya (Müge Saut) 2. Yaşlı Yarı Dünya (Özlet Ezgi Çelebi) ve Anne Frank (Beyza Candemir)

Reji: Müge Saut

Reji Asistanları: Gizem Özgün, Derya Şener, Diren Durgun, Öykü Orhan

Bugün  1 Ağustos Anne Frank’ın anı defterine yazdığı son tarih.

74 yıl önce bugün…

Sahne çalışmasına bugün itibariyle ilk adım atıldı.

Isınma çalışmalarından sonra toplu doğaçlama ile ekibin enerjisini tanıması için çalıştık.

Bugün Aydan’ın doğum günü idi. Sürpriz doğum günü pastası ile kutlama yaptık. Oyun odaklı, metinin konu başlıklarına dair doğaçlamalara devam edildi.

Rol doğaçlamalarına giriş yapıldı. Rollerin bedende ve seste bıraktığı izler üzerine duruldu.

Prologda yer alan sevmek nedir, sevmek denildiğinde ne anlıyoruz? Konusu üzerine konuştuk. Ait olmak ve sahip olmak üzerine tartıştık.

Anne Frank oyununda provanın 5. günü

Dünkü beden çalışmalarının hafif yorgunluğu ile provaların 5. gününe yine beden ve ısınma çalışmaları ile başladık 🙂 şikayetimiz yok, daha da yorulabiliriz.

Oyuncular kendi rollerini düşünerek, rolü besleyecek hareketler çalıştı, hayal güçlerini çağıracak beden hareketleri..

Oyunun metnine geçmeden önce roller ile ilgili yaratıcılığı konuşturacak, bedenin eylemlerine özgürce cevap bulunacak hareketler yapıldı.

Rolümüzü daha sağlıklı nasıl çıkarabiliriz cümlesi temel düşüncemizdi çalışmaları yaparken.

Günümüzde kötülüğün tanımı nedir sorusu üzerine sohbet ettik. Bugün itibariyle ortak akılla yürümeye başladık diyebiliriz. Oyuncunun akılı ve ruhu peşin hüküm gibi kara bir batağın içinde olmayınca sahnede özgürleşme kendiliğinden doğuyor.

Bugün kısa bir çalışma planlamıştık. Selver saati karıştırıp başlama saatinden 2 saat önce gelerek kendisine ait rekorları yine alt üst etti 🙂

Bireysel ısınma çalışmaları yaptık ilk olarak. Daha sonra her oyuncunun farklı jestlerinden oluşan, oyundaki rolleri ile uyumlu olacak bir çalışma gerçekleştirdik. Yakılmaya  giden bir insan nasıl yürür, nasıl gider? sorusu üzerine yaptığımız çalışmadan sonra hissedilen duygular üzerine konuştuk. İkna etme, kötülük kavramları üzerine sohbet edip bugünkü çalışmamızı sonlandırdık.

Cumartesi günü daha uzun bir prova olacak.

Yine çok sıcak bir öğlen saatinde tiyatromuzda buluştuk. Prova sürecimiz bugün 7. gününe girdi. İlk önce her zamanki gibi ısınma çalışmaları yaptık. Bu hafta oyun metnine küçük girişlerimiz olsa da önceliğimiz, doğaçlama çalışmalarıyla rolümüzü bulgulamak, sesleri, tınıları, beden formlarını keşfetmekti.

Ara verdik ve Müge hocamızın getirdiği erikleri yedik 😉 Ara sonrası giderek yükselen, şiddetini artıran dalga çalışması yapıldı. Öfke, üzüntü duygularını en yüksek boyutta nasıl çıkarırız çalışması yapıldı ve çalışma arasında kaçmak, dağılmak kavramlarını tartıştık.

Baalam ve Bael’in formlarında şiddetin partikülleri üzerine çalışmayla rollerin git gide tırmanan yapısı ayrıştırıldı.

Son çalışmamız bittiğinde Müge hocamız bu sefer de çikolata ısmarladı hepimize. Pazar dinleniyoruz, sonraki gün kaldığımız yerden provalara devam.

Çalışmada tüm oyuncular ve reji ekibi yer aldı.

Pazar günü dinlendikten sonra 8. provamızın ilk çalışması Ateş, Duman, Kül rollerinin giriş kareografisiydi.  Sevmek üzerine yaptığımız formlarla vereceğimiz fotoğrafları keşiflemeyi denedik. Hareketlerimizdeki geçişleri kurguladık. Bazı hareketlerin omurgasını oluşturmaya başladık diyebiliriz.  Fotoğraflarımızın anlamını nasıl bulgularız sorusuna cevap bulmaya çalıştık. Acı duygusunu fotoğrafla nasıl gösteririz? Örnek çalışmalarımızdan sadece biriydi bugün.

Diğer bir çalışma sahnelerimiz Yaşlılar ve Balaam, Bael rollerinin sahne girişleriydi. Eksiklerimiz, beden kullanımı vb. konuları ile ilgili geliştirmemiz gerekenleri konuştuk.

Bugün rollerin sahneleri ayrı ayrı olarak çalışıldı. İlk önce Anne Frank’ın ilk sahnesini çalışırken

14 – 15 yaşlarında bir kız çocuğunun duygusunu hissetmeyi araştırdık, yaptığımız pratiklerle. Sonrasındaki çalışmada,  Yaşlı yarı dünyaların giriş koreografilerini bulgulamaya bugün de devam ettik.

Söz ve eylemlerimizi izleyiciye nasıl geçiririz diye düşünerek yaratıcılığımızı uyandırmayı hedefledik.

Hayal gücümüz ile koreografiyi, söyleceğimiz sözleri bütünleştirmeyi dert edindik kendimize.

Müzikleri yapan Cem Yarkın’la kimi sahnelerin üzerinden geçtik.

Mustafa, Beyza ve Selver

Isınma çalışmasından sonra prolog bölümünün ayrıntılarına bakıldı. Bu bölümü Cem Yarkın izleyip müziklerde yapacağı değişiklikleri ve ekleri not altına aldı. 80 bpm olan metronom 100 bpm’e çıkartılacak. Böylelikle oyunun girişi daha güçlenecek.

Tekstin birinci bölümünün hareket koreografisi üzerine çalışıldı kimi bölümlerin ayrıntılarına bakıldı. Anne Frank’ı yazmaya yönlendiren bu bölümde Ateş, Kül ve Duman karakterlerinin mizansenleri kabaca belirlendi. Yine Cem bu bölümleri de izleyerek müzik notlarını aldı.

Müziğin ritmi ile yabancılaşma, ötekileşme, umutsuzluk ve çaresizlik üzerine yansılamalar gerçekleştirildi. Doğaçlama dans çalışmasında umutsuzluktan yeniden umuda geçiş ve Anne’nın çocuk yanını yeniden canlandırmak ve coşku halinin dansa yansıması bulgulandı.

Baalam ve Bael’in girişi için yeni mizansenler çalışıldı.  Her ikisinin tehdit oluşturması, insanları ölüme ve karanlığa ikna etme çabalarının farklı form ve koreografilerle ifadesi çalışıldı.

Nevzat’ın belindeki ağrılar iyi olunca sahne daha sağlıklı çıkacak gibi görünüyor.

Bu arada her molada dolar 10 krş. 20 krş. arttı. Biz her provaya girdiğimizde TL değer kaybediyordu.

Provaya oyuncuların ısınması ve hazırlanması ile başlandı. Isınmanın ardından kabası oluşturulan dansların yeniden işlenmesi ve ince detaylar ile estetsize edilmesi üzerinde duruldu. Sevmek üzerine kurgulanan dansın duygulanımı ve içselleştirilmesi üzerine detaylara girildi. Mekanikleşen sevginin uyumsuz formları seste ve harekette neler doğurduğu üzerine oyuncular bulgulamalar yaptı.

Ardından Anne’nın yazmaya teşvik edildiği dansın koreografisi de detaylandırıldı. Yazmanın yüceliği, tarihe tanıklık edecek ve onları kaleme alacak olan Anne’yı yazmaya teşvik eden danslarının duygulanımı üzerine yoğunlaşarak oyunun amacına hizmet eden, heyecan ve coşkuyu arttıran detaylar eklendi.

Oyunun içeriğine dair insanın arketiplerini araştırdığımız ve sorguladığımız, ilkel ve çağdaş yanlarımız üzerine tartışmalar ve insanin evrimsel süreci hakkında Nevzat hoca aracılığı ile yeniden sorguladık ve düşündük. Hareketin, sesin, müziğin insanın doğasını ve arketiplerini nasıl beslediği ve oyunumuzda bunları nasıl kurguladığımız üzerine düşünüldü ve anlamlandırıldı. Yabancılaşma ve insanın uyumsuzluğu üzerine gündelik formların dışında yeni formları bulgulamaları üzerine doğaçlamalar yapıldı.

Balaam ve Bael in mizansenlerinin sekilenmesine devam edildi. Devamında Anne’nin korku ve sanrıları üzerine beden araştırmaları yapıldı.

Tüm ekip toplu ısınmadan sonra birinci sahneden başlamak üzere kabasını çıkarttığımız bölüme kadar ilerledik. Sonrasında ek bölümler üzerine çalışıldı. 7. sayfaya gelmiş olduk. Bu da oyunun ortalama 25. dakikasına geldiği sonucu çıkarttık. Cuma yapacağımız provada artık saatte de bakacağız 🙂

Metinde Anne Frank’ın kendiyle yüzleştiği çatıştığı bölümü de tamamladık. Işık ile bir deneme yapmış olduk. Oldukça iyi sonuçlar aldık. Şu ana kadar oyun istenildiği düzeyde ilerlediği üzerine konuşmalar yaptık.

Prova sonrası oyundaki tüm karakterler üzerine tek tek değerlendirmeler yapıldı. Doğalcılıkla stilize edilmiş oyunculukta üzerine konuştuk. Yönetmenimiz Müge kimi püf noktalardan söz ederek herkesi rahatlattı.