Anne Frank’ın Hatıra Defteri Prova Notları
Anne Frank’ın Hatıra Defteri Prova Notları

İlk okuma provasını gerçekleştirdik.

Provada; Nevzat, Müge, Beyza, Ezgi, Selver, Aybike, Mustafa, Gizem, Derya ve Sena hazır bulundu.

Oyunun ilk okuması yapıldı. Okuma provası sonrası, metin üzerinden ve metine ilişkin olarak insan olmak, birey olmak, sorumluluk bilinci nedir soruları üzerine duruldu. Müge oyuna dair geniş bir sunum gerçekleştirdi.

Ekip, oyundaki figürler ve karakter üzerine sorular ile fikir alışverişinde bulundu.

Oyun bölümlere ayrılarak bölümlerin konusu, genel hatları konuşuldu ve temel alacağımız içerik başlıkları belirlendi.

Kostüm, makyaj ve müzik üzerine görüşler paylaşıldı.

Beyza Hopa’dan çay getirmişti demledik ve zevkle içtik 🙂

Prova öncesi dekor düzeni ile ilgili denemeler yapıldı. Ekip enerjisini birleştiren doğaçlama çalışmalardan sonra masa başında oyun metni okunmaya devam edildi.

Rollerin dağıtılmasıyla  beraber oyuncular rolleri ile ilgili soruları ve anlaşılanları dile getirdi. Metnin duygusu bölüm bölüm olarak  bugün de konuşuldu.

Ağustos ayı prova takvimi gün ve saat olarak hep birlikte kararlaştırıldı.

Dionysos ruhu adına şarapla başlangıç yapmak istedik.

Provada; Nevzat, Müge, Beyza, Ezgi, Selver, Aybike, Mustafa, Gizem, Derya, Aydan, Diren ve Sena hazır bulundu.

Ekip bugün de doğaçlama çalışmalarla başladı ve sonrasında metin okumasına devam edildi. Alt metne dair akılda kalan sorular tekrardan konuşuldu. Roller belirlendiği için rol ile ilgili bazı kısımlardaki sorular dile getirildi. Tonlamalar üzerine çalışıldı.

Prova arasında Selver arkadaşın getirdiği kete, hopa çayı ile birlikte yenildi. Tekrar ikinci kez metin okuması yapıldı, bugün masa başı çalışmasının son günüydü.

Müzikleri yapacak Cem Yarkın ekiple tanıştı okuma provasına katıldı.

Rol dağılımı şöyle gerçekleşti: Balaam (Nevzat Süs) Bael (Aydan Cömert) Ateş (Aybike Turan) Duman (Mustafa Dincir) Kül (Selver Çavuş) 1. Yaşlı Yarı Dünya (Müge Saut) 2. Yaşlı Yarı Dünya (Özlet Ezgi Çelebi) ve Anne Frank (Beyza Candemir)

Reji: Müge Saut

Reji Asistanları: Gizem Özgün, Derya Şener, Diren Durgun, Öykü Orhan

Bugün  1 Ağustos Anne Frank’ın anı defterine yazdığı son tarih.

74 yıl önce bugün…

Sahne çalışmasına bugün itibariyle ilk adım atıldı.

Isınma çalışmalarından sonra toplu doğaçlama ile ekibin enerjisini tanıması için çalıştık.

Bugün Aydan’ın doğum günü idi. Sürpriz doğum günü pastası ile kutlama yaptık. Oyun odaklı, metinin konu başlıklarına dair doğaçlamalara devam edildi.

Rol doğaçlamalarına giriş yapıldı. Rollerin bedende ve seste bıraktığı izler üzerine duruldu.

Prologda yer alan sevmek nedir, sevmek denildiğinde ne anlıyoruz? Konusu üzerine konuştuk. Ait olmak ve sahip olmak üzerine tartıştık.

Anne Frank oyununda provanın 5. günü

Dünkü beden çalışmalarının hafif yorgunluğu ile provaların 5. gününe yine beden ve ısınma çalışmaları ile başladık 🙂 şikayetimiz yok, daha da yorulabiliriz.

Oyuncular kendi rollerini düşünerek, rolü besleyecek hareketler çalıştı, hayal güçlerini çağıracak beden hareketleri..

Oyunun metnine geçmeden önce roller ile ilgili yaratıcılığı konuşturacak, bedenin eylemlerine özgürce cevap bulunacak hareketler yapıldı.

Rolümüzü daha sağlıklı nasıl çıkarabiliriz cümlesi temel düşüncemizdi çalışmaları yaparken.

Günümüzde kötülüğün tanımı nedir sorusu üzerine sohbet ettik. Bugün itibariyle ortak akılla yürümeye başladık diyebiliriz. Oyuncunun akılı ve ruhu peşin hüküm gibi kara bir batağın içinde olmayınca sahnede özgürleşme kendiliğinden doğuyor.

Bugün kısa bir çalışma planlamıştık. Selver saati karıştırıp başlama saatinden 2 saat önce gelerek kendisine ait rekorları yine alt üst etti 🙂

Bireysel ısınma çalışmaları yaptık ilk olarak. Daha sonra her oyuncunun farklı jestlerinden oluşan, oyundaki rolleri ile uyumlu olacak bir çalışma gerçekleştirdik. Yakılmaya  giden bir insan nasıl yürür, nasıl gider? sorusu üzerine yaptığımız çalışmadan sonra hissedilen duygular üzerine konuştuk. İkna etme, kötülük kavramları üzerine sohbet edip bugünkü çalışmamızı sonlandırdık.

Cumartesi günü daha uzun bir prova olacak.

Yine çok sıcak bir öğlen saatinde tiyatromuzda buluştuk. Prova sürecimiz bugün 7. gününe girdi. İlk önce her zamanki gibi ısınma çalışmaları yaptık. Bu hafta oyun metnine küçük girişlerimiz olsa da önceliğimiz, doğaçlama çalışmalarıyla rolümüzü bulgulamak, sesleri, tınıları, beden formlarını keşfetmekti.

Ara verdik ve Müge hocamızın getirdiği erikleri yedik 😉 Ara sonrası giderek yükselen, şiddetini artıran dalga çalışması yapıldı. Öfke, üzüntü duygularını en yüksek boyutta nasıl çıkarırız çalışması yapıldı ve çalışma arasında kaçmak, dağılmak kavramlarını tartıştık.

Baalam ve Bael’in formlarında şiddetin partikülleri üzerine çalışmayla rollerin git gide tırmanan yapısı ayrıştırıldı.

Son çalışmamız bittiğinde Müge hocamız bu sefer de çikolata ısmarladı hepimize. Pazar dinleniyoruz, sonraki gün kaldığımız yerden provalara devam.

Çalışmada tüm oyuncular ve reji ekibi yer aldı.

Pazar günü dinlendikten sonra 8. provamızın ilk çalışması Ateş, Duman, Kül rollerinin giriş kareografisiydi.  Sevmek üzerine yaptığımız formlarla vereceğimiz fotoğrafları keşiflemeyi denedik. Hareketlerimizdeki geçişleri kurguladık. Bazı hareketlerin omurgasını oluşturmaya başladık diyebiliriz.  Fotoğraflarımızın anlamını nasıl bulgularız sorusuna cevap bulmaya çalıştık. Acı duygusunu fotoğrafla nasıl gösteririz? Örnek çalışmalarımızdan sadece biriydi bugün.

Diğer bir çalışma sahnelerimiz Yaşlılar ve Balaam, Bael rollerinin sahne girişleriydi. Eksiklerimiz, beden kullanımı vb. konuları ile ilgili geliştirmemiz gerekenleri konuştuk.

Bugün rollerin sahneleri ayrı ayrı olarak çalışıldı. İlk önce Anne Frank’ın ilk sahnesini çalışırken

14 – 15 yaşlarında bir kız çocuğunun duygusunu hissetmeyi araştırdık, yaptığımız pratiklerle. Sonrasındaki çalışmada,  Yaşlı yarı dünyaların giriş koreografilerini bulgulamaya bugün de devam ettik.

Söz ve eylemlerimizi izleyiciye nasıl geçiririz diye düşünerek yaratıcılığımızı uyandırmayı hedefledik.

Hayal gücümüz ile koreografiyi, söyleceğimiz sözleri bütünleştirmeyi dert edindik kendimize.

Müzikleri yapan Cem Yarkın’la kimi sahnelerin üzerinden geçtik.

Mustafa, Beyza ve Selver

Isınma çalışmasından sonra prolog bölümünün ayrıntılarına bakıldı. Bu bölümü Cem Yarkın izleyip müziklerde yapacağı değişiklikleri ve ekleri not altına aldı. 80 bpm olan metronom 100 bpm’e çıkartılacak. Böylelikle oyunun girişi daha güçlenecek.

Tekstin birinci bölümünün hareket koreografisi üzerine çalışıldı kimi bölümlerin ayrıntılarına bakıldı. Anne Frank’ı yazmaya yönlendiren bu bölümde Ateş, Kül ve Duman karakterlerinin mizansenleri kabaca belirlendi. Yine Cem bu bölümleri de izleyerek müzik notlarını aldı.

Müziğin ritmi ile yabancılaşma, ötekileşme, umutsuzluk ve çaresizlik üzerine yansılamalar gerçekleştirildi. Doğaçlama dans çalışmasında umutsuzluktan yeniden umuda geçiş ve Anne’nın çocuk yanını yeniden canlandırmak ve coşku halinin dansa yansıması bulgulandı.

Baalam ve Bael’in girişi için yeni mizansenler çalışıldı.  Her ikisinin tehdit oluşturması, insanları ölüme ve karanlığa ikna etme çabalarının farklı form ve koreografilerle ifadesi çalışıldı.

Nevzat’ın belindeki ağrılar iyi olunca sahne daha sağlıklı çıkacak gibi görünüyor.

Bu arada her molada dolar 10 krş. 20 krş. arttı. Biz her provaya girdiğimizde TL değer kaybediyordu.

Provaya oyuncuların ısınması ve hazırlanması ile başlandı. Isınmanın ardından kabası oluşturulan dansların yeniden işlenmesi ve ince detaylar ile estetsize edilmesi üzerinde duruldu. Sevmek üzerine kurgulanan dansın duygulanımı ve içselleştirilmesi üzerine detaylara girildi. Mekanikleşen sevginin uyumsuz formları seste ve harekette neler doğurduğu üzerine oyuncular bulgulamalar yaptı.

Ardından Anne’nın yazmaya teşvik edildiği dansın koreografisi de detaylandırıldı. Yazmanın yüceliği, tarihe tanıklık edecek ve onları kaleme alacak olan Anne’yı yazmaya teşvik eden danslarının duygulanımı üzerine yoğunlaşarak oyunun amacına hizmet eden, heyecan ve coşkuyu arttıran detaylar eklendi.

Oyunun içeriğine dair insanın arketiplerini araştırdığımız ve sorguladığımız, ilkel ve çağdaş yanlarımız üzerine tartışmalar ve insanin evrimsel süreci hakkında Nevzat hoca aracılığı ile yeniden sorguladık ve düşündük. Hareketin, sesin, müziğin insanın doğasını ve arketiplerini nasıl beslediği ve oyunumuzda bunları nasıl kurguladığımız üzerine düşünüldü ve anlamlandırıldı. Yabancılaşma ve insanın uyumsuzluğu üzerine gündelik formların dışında yeni formları bulgulamaları üzerine doğaçlamalar yapıldı.

Balaam ve Bael in mizansenlerinin sekilenmesine devam edildi. Devamında Anne’nin korku ve sanrıları üzerine beden araştırmaları yapıldı.

Tüm ekip toplu ısınmadan sonra birinci sahneden başlamak üzere kabasını çıkarttığımız bölüme kadar ilerledik. Sonrasında ek bölümler üzerine çalışıldı. 7. sayfaya gelmiş olduk. Bu da oyunun ortalama 25. dakikasına geldiği sonucu çıkarttık. Cuma yapacağımız provada artık saatte de bakacağız 🙂

Metinde Anne Frank’ın kendiyle yüzleştiği çatıştığı bölümü de tamamladık. Işık ile bir deneme yapmış olduk. Oldukça iyi sonuçlar aldık. Şu ana kadar oyun istenildiği düzeyde ilerlediği üzerine konuşmalar yaptık.

Prova sonrası oyundaki tüm karakterler üzerine tek tek değerlendirmeler yapıldı. Doğalcılıkla stilize edilmiş oyunculukta üzerine konuştuk. Yönetmenimiz Müge kimi püf noktalardan söz ederek herkesi rahatlattı.

Bayramdan tatilinden önceki son provaya yüksek motivasyonla gelen ekip ilk önce ısınarak ve bedenini hazırlayarak başladı. Yeni düzenlemelerin yapılması, sahnelerin hatırlanması için baştan akış alındı. Bugünkü provada çalışılan yeni sahnede; Anne’nın korkulu ve sanrılı rüyasının tasviri olan Ateş, Kül, Duman ve Yaşlı Yarı Dünyaların da kaotik durumun içinde olduğu sahnenin taslağı, geçişleri, yerleştirmeleri yapılarak yürütüldü.

Vahşetin, kıyımın ve korkuların beden formları, sese aktarımları ve bu duyguları ifade eden kareografilerin çalışması gerçekleşti. Balaam ve Bael’in kötülükleri, kışkırtmaları ve tehditlerinin Anne ve onun iç sesleri olan Ateş, Kül ve Duman’ı yok etme, ölümle tehdit etme ve bunu tüm baskılanmış, susturulmuş ve ölüme sürüklenmiş insanların kıyımını hissettiren akış kurgulandı.

Anne’nın rüyasında oyuncuların yüz ve ellerinde maskelerle oyunlar denendi. İfadesiz maskeler, ellerde farklı pozisyonlarda ve nefesle, kalabalık bir topluluğu hissettirdi.

Korku dolu rüya ve kıyım sahnesinden sonra Yaşlı Yarı Dünyaların, dünya üzerindeki kötülüklerin artarak devam edeceğini ve sustuğumuz sürece yenik düşeceğimizi bize haber veren bir sahne ile provanın sonuna gelmiş olduk. Geldiğimiz yere kadar video çekimi gerçekleştirildi.

Ancak bayram tatiline girmeden yorulan ekibe; Aybike’nin yaptığı lezzetli makarna salatası ile yeniden enerji katıp, yüksek motivasyonla bayram tatiline giriş yapmış olduk. 10 günlük arada kalan ezberler de yapılıp 27 ağustos’ta yeniden provalara başlıyoruz.

Tatilden sonra bir araya gelen ekip çaylarını yudumlayıp sohbet ettikten sonra ısınmaya geçti. Isınma sonrasında genel bir durum değerlendirmesi yapan Müge Hoca yaratılan karakterlerin duygusal olarak desteklenmesi için ne gibi çalışmaların yapılabileceğinden oyunculara bahsetti. Oyuncularla birlikte tekstin oyuncular üzerinde derinleştirmeye yönelik anlam üzerinde konuştu. Oyuncuların omurgasını oluşturduğu figürlerin derinleştirilmesi ve enerjinin uzamda şekillendirilmesi üzerine tartışmalar yapıldı. Anne Frank’ın rüyasından kıstırılmış alanından kaçmaya çalıştığı dans sahnesi çalışıldı. Maskelerin kullanıldığı sahnede, maskenin nasıl bir etkisi olduğu, maskeyi bir duyguyla bir karakterle oyuncuların nasıl aktarabileceğine yönelik maske çalışması yapıldı. Bu duyguyu tek tek oyuncular şaşkınlık duygusu ile deneyimlediler. Maske çalışmasının ardından ayrıntı çalışıldı.

Toplanan ekip tam saatinde ısınma çalışmalarına başladı ve sahnelerin ayrıntılarına kalınan yerden devam edildi. Adımlar, postür ve dönüşler netleştirildi. Gelinen yere kadar temizlenen sahneler baştan sona akış alınarak reji defterine geçirilmek ve oyuncuların kendilerini gözlemlemesi açısından videoya kaydedildi. Ardından Krematoryum sahnesindeki akışın taslağı-kaba mizanseni oluşturuldu. Yaşlı Yarı Dünyaların dünyayı kısır döngüsünü anlattıkları doğum sahnesinin ön akışı alındı. Ve provası biten ekip dağılmadan önce Eylül ve Ekim ayının takvimini belirledi. Yavaş yavaş evlere dağılan ekipten geriye kalanlar dekorun boyanmasına başladı ve günü böylece tamamlamış olduk.

Provaya ısınarak ve bedenlerini açarak başlayan ekip, taslağı oluşturulan krematoryum sahnesindeki ölüme doğru yürüyüşün vücutta bulgulanması, vahşeti ve kötülüğü simgeleyen Bael ve Balaama karşı korku dolu bakışları ve çaresizlik duygularının içselleştirilmesi üzerine çalışmalar yaparak başlandı.

Krematoryum sahnesinde yanan, ateşe atılan insanların nasıl bir acı yaşadıkları, bu acıların sesteki çığlık hali,  bedenlerinin nasıl yok olduğu ve birbirine karıştığına dair yönetmenin yönlendirmeleriyle bulgulamalar yapıldı.

Anne’nın içindeki dürtüleri dile getirdiği ve duygularının baskı altında olduğunu anlattığı sahnenin rejisi değiştirilerek, duygusal etkinin güçlendirilmesi amaçlandı. Devam eden provada Yaşlı Yarı Dünyaların bozuk ve çürümüş neslin devam edişini simgeleyen doğum sahnesi çalışıldı. Doğum çığlığı dünyanın acısını haykıran çığlığa dönüşmesi denendi. Sona gelirken Anne’nın söyleyeceği şarkının ritmi ve melodisi ekiple beraber denendi. Provanın da böylece sonuna gelindi.

Prova; ekipçe ısınma çalışmasının ardından Balaam ve Bael sahnelerinin temizlenmesi ve netleştirilmesi ile başladı. Bael ve Balaam’ın birliktelik ve uyumuna yönelik reji yenilikleri eklenirken, kendi aralarındaki birbirini çekmezlik ve kıskançlık duygusuna da vurgu yapıldı.

Bu sahnelerin ardından mask sahnesine bakıldı. Işığın altındaki mask görünümlerini dışarıdan gözlemleyen oyuncular, masklarını kullanırken açı ayarlamalarını ve formlarını netleştirdi.

 

Temizlenen sahnelerle birlikte baştan akış alınarak prova bitirildi.

3 günlük aranın ardından bir araya gelen ekip hazırlanan kostümleri denedi. Kostüm üzerine renkli keçeler sahne üzerinde denendi. Kostümlerdeki değişikliklere karar verildikten sonra ısınmaya geçildi.

Provaya yeni sahnenin rejisi düşünülerek başlandı. Bu bölümde 21. YY insanının aklına, iradesine ve ruhuna olan tecavüzünün danslarla nasıl aktarılacağı üzerine tartışıldı ve rejisi çıkarıldı. Bu sahnenin koreografisi çıktıktan sonra ara veren ekip sıcak simitler ve peynir ile enerjilerini yeniden yükseltti. Provaya yeni sahnelerin kontrol edilmesi ile baştan akış alınarak gelinen yere kadar akış alındı.

Bugün prova saatinden önce buluşan Müge, Nevzat ve Aydan, Balaam ve Bael’in kostümleri için gerekli kumaşı seçtiler ve ölçülerini vermek üzere terziye gittiler. Provaya biraz geç kalınca ısınmaya katılamayacağını düşünen Nevzat ekibin yeni başladığını görünce hemen aralarına katıldı.

Provaya bir önceki gün çalışılan sahneler tekrar edilerek başlandı. Yeni geçilen sahnede, kötülüğün simgesi Balaam ve Bael savaşı ve kanı yüceltirken bir tarihin yok edilişini de yansılıyor. Ardından gelen sahnede Yaşlı Yarı Dünyaların dünyayı anlamış bilgelikleri ile tüm yaşananların bizlerden doğduğunu hatırlatıyoruz seyirciye. Bu sahnede halatlar kullanılarak sınırlara ve duvarların arasında sıkışıp kalan tüm insanlara vurgu yapıldı. Yoğun bir provanın ardından perşembe dinlenmesine geçildi.

Bu provada Balaam ve Bael’ in savaşı bir erdem olarak niteledikleri ve tarihin kanla yazılacağını vurguladıkları sahneden başlayarak temizlemeler yapılarak yeni gelinen sahnelere kadar ilerledik. Anne’ nın şarkısının müziklerimizi besteleyen Cem’ den gelmesiyle birlikte bu kısma daha detaylı bakıldı. Ekipçe melodi ve ritim çalışması yapılarak diğer oyuncuların doğal sesleriyle şarkının ruhuna derinlik katıldı. Şarkı çalışmamızda operacı olan Ali, Beyza ile bireysel olarak çalışmalar yaptı. Temizlemeler ve akış alınırken Nevzat gözlem yaparak yorumlarını ekiple ve Müge ile paylaştı. Gelinen yere kadar yeniden üzerinden geçilerek prova bitirildi.

.

Yeni bir hafta başlangıcına zinde gelen ekip, Aybike’nin ara öğün için hazırladığı sandviçleri görünce daha da motive oldu. Oyunumuzun tekst üzerinde finale yaklaştığımızı fark edince şaşırdık ve duygulandık. Isınmanın ardından Anne’nın dışarıya olan hasretini, özgürlüğe olan özlemini dile getirdiği bölümü ve insanların içlerindeki o bastırılmışlığı ve çaresizliği tekstten mizansene çevirdik. Final sahnesine doğru oyuncular replikleri kalplerinden dillerine dökercesine, bu düzenin değişmesi gerektiğini, savaşın sonunu ancak hepimiz istersek getirebileceğimizi ve Finalde de Anne’nı tüm bu duyguları haykırışa çevirdiği final sahnesi ile tekstimizi bitiriyoruz. Oyunun rejisinin bitmesinin verdiği iç huzur ile provamızı bitiriyoruz.  Şimdi sıra ayrıntılarını çalışmadığımız sahnelere geliyor.

Müge’nin geçirdiği kaza sonrası provalara bir müddet ara vermek zorunda kaldık. Bugünkü provaya koltuk değneği ile gelmek zorunda kaldı. Müge oyuna dahil olmadan reji yapmaya devam etti. Bugünkü provaya Balaam ve Baelin değişen rejisini Aydan’la ve Nevzat’la sahnelerin üstünden geçerek başladık. Değişen reji oturtulduktan sonra oyunun son yarısından itibaren tüm ekiple akış alındı.

Mask sahnesinden itibaren alınan akışta Müge akışı hiç kesmeden oyunun izlemesini yaptı. Oyunda ve oyuncularda değiştirilmesini uygun gördüğü durumları not alarak akış sonunda tuttuğu notları tek tek tüm ekiple paylaştı. Bu notlar oyuncuların oyunu yorumlama şekillerinden müziğin desibeline kadar oyunun iyileştirilmesi adına geniş bir yelpaze içinde yer aldı. Bir sonraki prova için üzerinde durulacak konular netleştirilerek bugünkü prova bitirildi.

Provaya bir önceki gün belirlenen notları iyileştirmeye yönelik çalışmalar yapılarak başlandı. Öncelikle ritmik ve kareografik hareketlerin beden ve kas hafızasına oturtulması için sık sık tekrarlar alındı. Var olan hareketlerin estetize edilmesi istenen sahnelerde oluşturulan fotoğrafta form değişiklikleri yapıldı. Oyun üzerine kimi başlıklarda tartışıldı. Kafalarındaki soru işaretlerini gideren oyuncular karakterlerin sahnelerdeki duruşlarına yönelik bir ortaklığa vardı. Bu provada teknik açıdan değişiklikler de yapıldı. Mask sahnesinde kullanılan blacklight ışığı maskların tüm seyirciler tarafından görünürlüğünü arttırmayı amaçlayarak 2 ye çıkarıldı. Aynı zamanda yalnızca yüzün ön tarafına takılan masklar yüzün arkasına takılacak şekilde sayı olarak arttırıldı. Sahnenin vuruculuğu arttırıldı. Yapılan düzenlemelerle baştan sona akıtılarak yapılan değişiklikler oturtuldu.

Rejisi oluşan oyunun teknik çalışmalarına başlandı. Işık tasarımını yapmak için bir önceki provayı izleyen Alev kafasında oluşturduğu ışığı bizlerle paylaştı. İki gün tek başına tasarımını oluşturduğu ışık için gerekli ekipmanlar ekibe bildirdi. Bugün gerekli malzemeleri almak üzere Selver ve Nevzat provadan önce Karaköy e giderek istenen filtreleri ve diğer malzemeleri temin ettiler. Gelen fitreleri Alev ışıklara yerleştirerek oyunun ışığıyla ilgilenen Güney ile birlikte ayarları yaptılar.

Bir taraftan ışık için hummalı bir çalışma devam ederken diğer yanda oyuncuların makyajları için ilk çalışmalar başladı. Gerekli malzemelerin seçilip ayırıldığı geniş bir makyaj masası hazırlandı. Müge tek tek karakterler için hayal ettiği makyajları onlarla konuştu ve nasıl bir şey istediğini fotoğraflarla destekledi. İstenen makyajı oluşturmak için ilk denemeleri Müge ve Ezgi gerçekleştirdi. Bazı karakterler için denemesi yapılan makyajlar içe sinerken bazı karakterlerin makyajları hayal edilen sonuca ulaşamadı. Bu sebeple makyaj konusundaki detaylı çalışma bir sonraki gün yeniden denenmek üzere bırakıldı. Yoğun bir çalışmanın ardından bu günkü provayı sonlandırdık.