Ölmüş Eşek

Ölmüş Eşek
esek_afisYazan Aziz Nesin
Yöneten Müge Saut
Oynayan Nevzat Süs
Karikatür Kemal Gönen
Fotoğraf Nâzım S. Fırat
Işık-Efekt Ozan İzdeş
 
 
Eşekler eşit ve hür doğarlar. Sı­payken büyüye büyüye eşek olur,
eşit olmayarak ve köle olarak ölürler. İçtimaî farklar yalnız saman
ve ahır meselelerin­de tesis edilebilir. Hiçbir uyuz eşek, Marsuvanın
haberi olmadan zorla ahıra kapatılamaz. Keyfi anırtılar ve hariçten
gazel okumak isteyenler cezalandırılır. Bunda eşek inadı gösterenler,
eşek sudan gelene kadar ıslatılır.

Şimdi biz burada bağırsak, çağırsak, yaşamakta olan insanlar bizim sesimizi duyarlar mı? Duymazlar… Çünkü biz ölüce bağırırız, ölüce konuşuruz. Yaşa­yanlar da ölü dilini anlamazlar. Dünyada yaşarken de böyle oluyor; birçok insan bağırıyor, çırpınıyor, ağlıyor, ama seslerini duyuramıyorlar. Çünkü böylelerinin yaşayıp yaşamadıkları belli değildir, bizden ayrımları yoktur. Nüfus sayımı, seçimlerde oy ver­me zamanı, referandum, vergi ödeme yükümü, askerlik gibi görevleri dışında insandan sayılmazlar şu ölüsü kandilli dünyada. “Sen de insan mısın?” diye sorun­ca, göğsünü gere gere, «Evet, insanım!» diyebile­cek kaç kişi vardır? Herhangi bir şey olmanın koşulu var. İnsan olmanın koşulu da insan gibi, insanca yaşamaktır. Beni her gittiğim yerde, “Sen de insan mısın!” diye horladılar. Yaşadığım sürece bu soruya yanıt vereme­dim. Hiç durmadan yaşamaya çalışıp çabaladığım­dan, insan olup olmadığımı düşünmeye de hiç zamanım olmamıştı. Çok şükür öldüm de, düşünme­ye zaman bulabildim, işte şimdi bunu düşünüyo­rum: “Ben dünyadayken insan mıydım, değil miy­dim?…” Boyuna düşünüyorum, düşünü­yorum, içinden çıkamıyorum, insan olsaydım, insan gibi, insanca yaşardım ve başkaları sesimi duyar­dı. Düşünüp duruyorum, bir türlü çözemiyorum bu sorunu.

Ölmüş Eşek

1
3
2
4

 

Son Yazılar